Parazitle Oluşan Hastalık Belirtileri

Yayınlanan Şubat 28, 2014 admin

Off

parazitle-olusan-hastalik-belirtileriBulaşma ile ilk hastalık belirtilerinin ortaya çıkıncaya kadar olan zamana “Klinik kuluçka dönemi”, parazitin veya onun nesillerinin dışkı, kan gibi muayene maddelerinde görülünceye kadar olan süreye de, “biyolojik kuluçka dönemi”, veya “pıepatent dönem” denir.
Ökaryonlu parazitlerle oluşan parazitozkır sonucu hastalananlarda ortaya çıkan belirtiler genel ve yerel belirtiler olarak ikiye ayrılabilir.
Bütün vücudu ilgilendiren genel belirtilerden birisi ateştir. Ateşli hastalarda, vücut sıcaklığının yükselmesi yanında nabzın ve solunumun hızlanması, metabolizmanın artışı, ağrılar, dalgınlık, uyuklama ve sayıklama gibi sinir sistemi ak-saması belirtileri göze çarpabilir.
Ateşin sürekli, oynak, aralıklı, dönek ve dalgalı gibi türleri vardır.
Parazitozlar sırasında kansızlık, lökosit artışı veya azalışı, metazoon ve bazı mantar enfeksiyonlarında eozinofilerin artışı… gibi değişiklikler de olabilir.
Yerel belirtiler parazitlerin yerleştiği ve zarara uğrattığı yerlerin hastalığından ileri gelir. Bunlar sindirim sistemi, solunum sistemi, sinir sistemi, göz, boğaz- burun, idrar ve üreme sistemi, deri ve deri altı, kan yapımı sistemi, karaciğer, dalak. limf düğümleri… hastalıkları belirtileri olabilir.
PARAZİTOZLARIN TANIMI
Herhangi bir parazitliğe bağlı bir hastalığın tedavisi ve bundan korunabilmesi için hastalığın kesin olarak tanımı gerekir ve bunun da iki yolu vardır. Hastalık belirtileriyle tanım, etkenle tanımı.
Hastalık Belirtileriyle Tanını
Hastalık belirtileriyle tanım, hasta muayene yöntemleriyle hasta vücudunu inceleyerek konulan tanımdır.
Hasta muayenesiyle konulan tanım çabuk sonuç verebilirse de ancak hastalıkların örneklik şekillerini tanıttırmaya yarayabilir; bulaşmalarda önemli olan 1) örneğe uymayan hastalıklar ve 2) sessiz şekiller bu tanım tarzının gücü dışında kalırlar.
Ayrıca aynı veya benzer hastalık tabloları yapan parazitler bulunduğu gibi bir parazit farklı hastalık tabloları ortaya çıkarabilir ve 3) bazı belirtiler birkaç parazitin etkisi ile gelişir. Bu nedenlerle enfeksiyon hastalıkları ile savaşta bu yol yetersizdir. Pire ilaçlama pire ilaçlama firmaları tarafından yapılır ve parazitlere karşı mücadelede de sizlere yardımcı olur. Pire ile mücadele durumunda muhakkak pire ilaçlama firmaları tarafından yardım almalısınız.
Etkenle Tanım
Erkenle tanım, parazitozlu organizmada parazitliğe sebep olan canlının, onun ve ürünlerinin veya parazitin etkisiyle beliren özel bağışık cevabın incelen- ile olur ve başlıca iki çeşittir:
1.Etken tanımı: Bu etkenin bulunup tanınması ile başarılır.
2.Bağışıklık tanımı: Bu konakta gelişen bağışık cevabın 1) serumda antikor. 2) deride T limfositlerinin değişen yanıt tarzlarının incelenmesiyle. Bu dönemlerle elde edilen sonuçlara bakarak etken hakkında hüküm verilir.

Etken Tanımı:
Parazitozların etkenlerini tanıma için parazitin erişkin veya evrim şekillerinin bulunup tanınması gerekir. Bu amaçla dışkı, duodenum usaresi, safra, idrar, kan, beyin omurilik sıvısı, delme ile alınan maddeler, deri, kıl, tırnak, hastalıklar sırasında ortaya çıkan çeşitli salgılar, biyopsi ve otopsi maddeleri… incelenir.
Aşağıda özel bölümlerinde bildirilen yöntemlere göre bulunan etken, biçim özellikleri. yetmediği takdirde vücut maddeleri (antijenler, DNA), fermentleri, konak ve yerleşim organları gibi nitelikleriyle tanınır. Bununla beraber ökaryonlu parazitler göz ve mikroskopla yapılan incelemelerle, pratik bakımdan yeterli derecede kolayca tanınabilmektedir. Antijenlerin tayininde monoklon an¬tikorları yeğlenmelidir. Gerekirse türü tanınan kökenler tiplendirilir.
Entamoeba histolytica, Leishmania, Giardia … kökenleri, trofozoitlerin- deki izoenzimlerinin elektroforetogramlarina (burada zimogramlarina) göre zimodemler denen gruplara ayrılırlar. Izoenzimler aynı biyokimya olaylarını katalizleyen, fakat farklı enzimlerdir.
Dokulardaki ufak parazitler ve antijenler fluoressensli antikorlarla ve ELİSA ile de bulunabilir. İzotoplu veya enzimli DNA problar da tanım için kul¬lanılmaktadır.
Parazitlerin DNA’sının bulunmasını kolaylaştıran polimeraz zincir reak-siyonu (PCR) parazitozların tanımında gittikçe önem kazanmaktadır. Muayene maddesinde DNA’nın çok az olduğu hallerde özel primer yardı- miyle polimerazın kamçılanması sonucu çoğalan DNA nükleotidlerinin özel problarla bulunması olanağı çok artmaktadır. Polimeraz zincir reaksiyonu, hazırlanan özel primerler yardımiyle Plasmodium, Babesia, Leishmania, Tryponosoma, Pneumocystis… gibi parazitlerin tanımında kullanılmaktadır.

Serum Antikorlarıyle Tanını:
Bu yöntemlerin ilkesi, uygun ve bilinen bir antijene karşı serumda özgül antikorların bulunup bulunmadığının saptanmasıdır. Bu amaçla parazitozların tanımında kullanılan belli başlı yöntemler aglütinasyon de¬neyi (toksoplazmoz, kriptokokkoz, sporotrikoz, zigomikoz), lateks aglütina¬syon deneyi (toksoplazmoz. ekinokokkoz, kandidyaz, kriptikokkoz, histo- plazmoz, leyişmanyaz…), bentonit flekülasyonu (sistiserkoz, ekinokokkoz, şistozomyaz, vukereryaz..), dolaylı hemaglütinasyon (IHA) deneyi (amö- byaz, sıtma, toksoplazmoz. toksokaryaz, sporotrikoz…), indirekt immüno- fluoressens (İİF) deneyi (sıtma, şistozomyaz, toksoplazmoz, pnömosistoz, kriptokokkoz, trikinoz, vukereryaz…). enzimli immunosorbent (ELISA) de¬neyi (amöbyaz, sıtma, toksoplazmoz, toksokaryaz, ekinokokkoz, şistozo-myaz..) dır.
Bulunan antikorların filtresinin birkaç gün ara ile tekrarlanan denemelerde yükselmesi bulgunun değerini arttırır.
Antikorların geç olarak belirmesi, hasta iyileştikten sonra bir şiire daha kanda bulunabilmeleri ve parazitlerin antijenleri arasında ortaklıklar dolayısıyla özgül olmayan sonuçların alınabilmesi, hastalıkların tanımında seroloji yöntemlerinin değerine gölge düşürmektedir.
Deri İçi Deneyleriyle Tanını
Deri içi deneyleriyle tanım uygun antijenleri insan veya hayvan derisi içinde 0,1 mİ. miktarında vererek ve sonra normaldekinden ayrı bir tepkinin husule gel¬ip gelmediğine bakarak konur. Antijenli sıvıdaki yabancı maddelerin denemede¬ki etkisini anlamak için de bir kontrol eklenir. Genellikle iki türlü reaksiyon belirir:
3.Erken tepki: Bu enjeksiyondan sonra genellikle ilk 1/2-1 saatte beliren kurdeşen plağı tarzında şişlik ve etrafında kızartı ile kendini gösterir ve birçok parazitozlarda görülür. Bu reaksiyonda IgE ve belki IgG rol oynamaktadır.
Bu tip reaksiyon sulu kist hastalığı, şistozomyaz, trikinoz ve vukereryaz’da görülmektedir.
4.Geç tepki: Bu enjeksiyon yerinde saatler sonra beliren sert bir bölge ve etrafındaki kızartıdan ibarettir. Bu cevap genellikle 48 saat sonra okunur. Bu re-aksiyon hücre aracılığıyla olan geç bir reaksiyondur, leyişmanyozda ve tokso- plazınozda, histoplazmozda, kandidyazda, dermatofit infeksiyonlarmda… oluşmaktadır.